Olay, 29 Nisan 2024 gecesi Mersin’in Erdemli ilçesine bağlı Arslanlı Mahallesi Germataş Sokak’ta meydana geldi. Emekli olduktan sonra ilçe merkezine yaklaşık 25 kilometre uzaklıktaki evlerine yerleşen Durmuş (54) ve Elif Bütüner (49) çiftinin evinde yangın çıktı. İhbar üzerine adrese itfaiye, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yangının söndürülmesinin ardından çiftin hayatını kaybettiği belirlendi.
Otopsi işlemlerinin ardından Bütüner çiftinin cenazeleri Türbe Mezarlığı’na defnedildi. Ancak Mersin ve Erdemli Cumhuriyet başsavcılıklarının koordinasyonunda yürütülen soruşturmada, çiftin yangından önce öldürülmüş olabileceği değerlendirildi.
Adli tıp raporunun ardından eve alanında uzman bilirkişi heyeti gönderildi. Bilirkişi raporunda yangının insan eliyle, kasıtlı olarak çıkarıldığı kanaatine varılması üzerine 46 yaşındaki C.Ö. hakkında soruşturma derinleştirildi.
Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekiplerinin incelemesinde, şüphelinin baz kayıtlarının yangının çıktığı saatlere kadar olay yerini gösterdiği, ertesi gün ise kuyumcuların bulunduğu bölgede sinyal verdiği belirlendi. Geçen mayıs ayında gözaltına alınan C.Ö.’nün üzerinde ruhsatsız tabanca ele geçirildi. Şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
CİNAYETİN ARDINDAN KUYUMCULARIN BULUNDUĞU BÖLGEDE SİNYAL VERDİ
Bütüner çiftinin öldürülmesine ilişkin davanın üçüncü duruşması 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Tutuklu sanık C.Ö.’nün yanı sıra maktullerin yakınları ve taraf avukatları da duruşmada hazır bulundu. Savcı, esasa ilişkin mütalaasını mahkemeye sundu.
Mütalaada, Elif Bütüner’in sürekli kolunda taşıdığı 6-7 adet, 40’ar gramlık burma bilezik, kalın kolye ve bileklik seti, üzerinde altı çeyrek altın bulunan bir bileklik, kaburgalı olarak bilinen bir bileklik, iki çift küpe ve üç altın yüzüğün evde bulunamadığı belirtildi. Bilirkişi raporunda yangının kasıtlı kundaklama sonucu çıkarıldığı yönündeki değerlendirmeye de yer verildi.
Sanığın telefonuna ilişkin daraltılmış baz raporunda, yangının başladığı saatlerde olayın yaşandığı adrese hizmet veren baz istasyonundan sinyal alındığı kaydedildi. Telefonun 22.32 ile 23.28 saatleri arasında yaklaşık bir saat kapalı kaldığı, ardından sanığın evinin bulunduğu başka bir mahalledeki baz istasyonundan sinyal verdiği aktarıldı.
Mütalaaya göre sanığın telefonu, olayın ertesi günü 13.07 ile 14.09 saatleri arasında Mezitli ilçesi Davultepe Mahallesi Pınar Caddesi çevresinde, kuyumcuların bulunduğu bölgede de sinyal verdi. Soruşturma kapsamında, yangının başladığı ve devam ettiği süreçte Bütüner çiftinin evine giren başka bir kişinin tespit edilemediği belirtildi.
TELEFONUNDAKİ ARAMALAR DİKKAT ÇEKTİ
Sanığın cep telefonunda yapılan teknik incelemede, silah için susturucu satın almaya yönelik pazarlık yaptığına ilişkin bulgulara ulaşıldığı belirtildi. Ayrıca olay öncesinde ve sonrasında altınla ilgili aramalar yaptığı, telefonunda “Ben adam öldürdüm mü, bıçakladım mı, gerçek mi” ifadelerinin yer aldığı ekran görüntülerinin bulunduğu mütalaaya yansıdı.
DAHA ÖNCE DE MASKEYLE VE SİLAHLA BİR EVE GİRMİŞ
Savcılık mütalaasında, C.Ö.’nün 2023 yılının mayıs ayında Erdemli ilçesine bağlı Tapureli Mahallesi’nde yaşanan başka bir olaya ilişkin geçmişine de yer verildi.
Sanığın gece yarısı A.Ö. ve Ş.Ö.Ö. çiftinin evine yüzünde siyah maske ve elinde ateşli silahla girdiği; silahla tehdit, cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarını işlediği belirtildi. Mütalaada, sanığın bu olay nedeniyle yakalandığı ve ceza aldığı da aktarıldı.
İKİ KEZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS İSTENDİ
Savcı, dosyadaki delilleri ve soruşturma kapsamını birlikte değerlendirerek C.Ö.’nün Durmuş ve Elif Bütüner’i öldürdüğünü, Elif Bütüner’e ait değerli eşyaları aldıktan sonra delilleri ortadan kaldırmak amacıyla evi ateşe verdiğini ileri sürdü.
Mütalaada sanığın; yağma, mala zarar verme ve bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla öldürme suçlarını işlediği değerlendirmesine yer verildi. C.Ö. hakkında iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 27 yıla kadar hapis cezası verilmesi talep edildi.
Sanık C.Ö. ise olay günü söz konusu bölgede bulunduğunu kabul ederken suçlamaları reddetti.
Duruşmada söz alan, olayda ablasını ve eniştesini kaybeden İlhan Günay, sanığı olaydan bir gün önce de gördüğünü belirterek suçun tasarlanarak işlendiğini savundu ve en ağır cezanın verilmesini istedi.
Mahkeme heyeti, tarafların mütalaaya karşı savunmalarını hazırlaması için duruşmayı erteledi.